Samandağlı Çiftçilerin Hayat Kaynağı Büyükkaraçay Nehri Kuruyor!

Çevre Haberciliği, Çevre Hukuku, Gündem, Haber ve Röportajlar, Toprak Ana, Yaşam

Hatay’ın Samandağı ilçesinde Musa Dağı’ndan inip Teknepınarı (Batı Ayaz), Yaylıca, Fidan ve Uzunbağ (Üç Rıdvan) mahallelerinden geçerek Asi Nehri’ne ulaşan Büyükkaraçay Nehri kuruma riski ile karşı karşıya. Bölge halkı, doğal kaynakların sermayeye peşkeş çekilmesine tepkili.

Teknepınarı Mahallesi’nde 10 yıldır inşaatı devam eden Büyükkaraçay Barajı ve HES nedeniyle risk altında bulunan Büyükkaraçay Nehri, aynı zamanda ilçenin batı bölgesinde bulunan tarım arazilerine hayat sağlayan bir nehir. Tehlikenin yaratıcısı ise Ankara menşeli Kızılkaplan Şirketler Grubu üyesi MSK Grup Yatırım ve İnşaat isimli özel bir şirket. Şirket tarafından inşa edilen baraj nedeniyle Musa Dağı’nın eteklerinde bulunan Akçam ormanları arasında su tutmaya başladığından nehir de kurumaya başladı.

Bölgedeki çiftçilerin hayat kaynağı olan bu nehrin kuruması demek tarım arazilerinin çölleşmesi, çiftçilerin de başka bir geçim kaynağı bulması ve zor hayat koşulları demek. Doğaya vurulan her darbe insanı bir adım daha geri götürüyor.

Bu tip politikalar insanları tarımdan uzaklaştırıyor

Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) konuşan Ali Culhan adlı yurttaş, Büyükkaraçay Nehri’nin yıllardan bu yana doğanın şekil vermesine göre aktığını ve Samandağlı çiftçilerin hayat kaynağı olduğunu belirtti. Baraj inşaatı ile birlikte nehrin kurma riski ile karşı karşıya kaldığını vurgulayan Culhan, çiftçiler olarak arazilerini farklı kaynaklardan sulamak zorunda kaldıklarını söyleyerek doğanın kendilerine sunmuş olduğu suyun satılamayacağının altını çizdi. Culhan, “Yıllardan bu yana akan bir nehri hangi hakla başkalarına verebilirler” diyerek tepki gösterdi.

DİHA’ya konuşan bir başka yurttaş Rıdvan Bakımcı ise birkaç yıl öncesine kadar nehrin suyunu içebildiklerini, ancak şimdi suyun akmadığını aktardı. Nehrin kurutulması ile birlikte ağaçların da kesilerek katledildiğini ifade eden Bakımcı, çiftçilerin 10 yıldan bu yana kapıdaki facianın farkında olduklarını dile getirerek kuraklığın yaşandığı dönemlerde nehirden motorlar yardımı ile su çektiklerini ancak artık motorlarla çekilecek suyun da kalmadığını vurguladı.

Hatay’da organik ve doğal yaşamın ön planda olduğunu hatırlatan Bakımcı, insanların bu politikalarla tarımdan uzaklaştırıldığını söyledi.

Bir Cevap Yazın